Hearts of Iron IV’te Yapay Zeka Strateji Planları

Hearts of Iron IV günlüklerinde bugün kurallar menüsünde ayarlayabileceğiniz yapay zeka strateji planlarından bahsediliyor.

Merhaba, 28 Şubat’ta çıkacak Man the Guns eklentisi için yeni özelliklerden bahsedeceğimiz son günlüğe hoş geldiniz.  Bugün özel (custom) oyun kurallar menüsünde nasıl yapay zeka strateji planları oluşturabileceğinize göz atacağız.

Waking the Tiger ile birlikte yapay zekanın takip edebileceği birden fazla yol oluşturma desteği eklemiştik. Man the Guns ile birlikte çıkan 1.6 “Ironclad” yamasında ise bu özelliği özel oyun kural menüsüyle birleştirdik. Artık bir ülkenin hangi yolu takip edeceğini ayarlayabileceksiniz.

Kendi özgün odak ağacına sahip olan her ülke, odak ağacında seçebilecekleri dallara bağlı olarak en az iki yapay zeka strateji planına sahip. Yapay zekanın doğrudan takip edebileceği dalı seçebilirsiniz, rastgele seçmesini söyleyebilirsiniz veya diğer oyun ayarlarına uymasını belirtebilirsiniz.

Screenshot_17.jpg

Yapay zeka ülkeleri için seçtiğiniz ayarlar diğer tüm ayarlardan daha yüksek önceliğe sahiptir. Yani tarihsel odakları seçip Alman yapay zekasına kayzeri geri getirmesini söylerseniz Hitler’e karşı çıkacak.

Bu ayarlar bazı başarımları çok kolay yapacağı için bu ayarları değiştirirseniz başarım kazanamayacaksınız.

Bir uyarı da yapmak istiyorum. Bu ayarlarlar ile yaratabileceğiniz kombinasyonlar bazı odak ağacı ve event zincirlerini yaratırken olabileceğini düşünmediğimiz durumların ortaya çıkmasına neden olabilir (“Demokratik Almanya, Faşist Fransa’yı durdurmak için Komünist Macaristan ile gerçekten müttefik olmalı mı? Peki ya İngiltere komünistse?” gibi). Odak ağaçlarında bazı dallardan sadece bir tanesinin seçilebilmesi ve doğabilecek kombinasyonların sayısı nedeniyle yapay zekanın seçtiği dala devam edememesi veya garip davranması gibi şeyler yaşanabilir.

Bugün ofistekilerin kullandığı senaryolardan biri üzerinden gideceğiz: “Aynı anda kaç monarşi olabilir?”

Almanya kayzeri geri getirecek, aynı şekilde Macaristan Avusturya-Macaristan’ı kuracak, Romanya Balkan egemenliği için uğraşacak, Japonya imparatoru getirecek, Mançukuo bağımsızlığını kazanmaya çalışacak, İngiltere kralın partisini destekleyecek ve Hollanda da Kraliçe Wilhelmina’yı destekleyecek. Fransa normal devam edecek (böylece Alman İmparatorluğu’na karşı çıkacak) ve Amerika ile Meksika rastgele olarak ayarlanacak. Durumu Uruguay’da oturarak inceleyeceğiz.

Screenshot_18.jpg

Almanya monarşi için iç savaşa giriyor. Ayrıca daha anlamlı bir cephe oluşması için Alman iç savaşındaki orduların pozisyonlarını değiştirdik. Bu sırada Macaristan monarşistleri güçlendirmeye karar verdi, İngiltere hala sanayisini geliştiriyor ve Japonya Kodoha partisini destekliyor.

Screenshot_19.jpg

Alman iç savaşı devam ederken İngiltere sanayisini geliştirmeye devam ediyor, Macaristan ise monarşiyi geri getirme dalında hızla ilerliyor. Romanya daha sonra genişlemeye başlayacağı için doğru bir karar olabilir.

Hitler’in yaz taarruzu Almanya’daki kraliyetçileri 1936’nın büyük çoğunluğu boyunca köşeye sıkıştırsa da kurtulmayı başardılar. Otto von Habsburg Macaristan’ın başına geçti. Edward’ın Wallis Simpson ile evlenme ısrarı üzerine İngiliz hükümeti istifa etti. Mançukuo sabırla bekleyip sanayisini geliştiriyor.

Screenshot_20.jpg

Ekim 1936’ya geldiğimizde Almanya’da kraliyetçilerin karşı taarruzu hızla ilerliyor ve başlangıçtaki cepheyi geri kurmak üzereler. Otto’nun Macaristan kralı olarak ilk işi ise sanayiyi genişletmek.

Alf Landon ise sürpriz bir şekilde Roosevelt’i seçimlerde yendi ve doları tekrar altın standartına geçirdi.

1937’ye geçerken Almanya’daki kraliyetçiler güneydeki ve kuzeydeki faşist bölgelerin derinliklerine kadar ilerledi. İngiliz İmparatorluğu ise parçalara ayrıldı ve dominyonlar İngiltere ile olan bağlarını sona erdirdi. İngiliz yetkililerden birinin “Truvalı Helen’den beri hiçbir kadın bir ülkeye bu kadar kötülük getirmedi.” dediği öğreniliyor.

Screenshot_22.jpg

İç savaşın çıkmasından bir yıl sonra Hitler’in kaybedeceği kesinleşmek üzere. Mecklenburg’daki son bir taarruz sadece küçük miktarda toprak ele geçirerek başarısızlıkla sonuçlandı. İngiltere’de monarşi güçlenirken Otto von Habsburg Avusturya’yı referandum ile ekleyerek Avusturya-Macaristan’ı yaratmak için çalışmalara başladı.

Screenshot_24.jpg

Nisan 1937’ye geldiğimizde cephe Berlin’e kadar ilerledi. Hitler tüm kaynakların General Steiner’ın karşı taarruzuna gönderilmesini emretse de generalleri tarafından taarruzun gerçekleşmediği bilgisini alıyor. Bu haberi bilindik sabrı ile karşıladığı söyleniyor. Şehir birkaç gün sonra düşüyor ve faşist hükümet de ay bitmeden sona eriyor.

İngiltere’de Edward büyük bir taç giyme töreni hazırlıyor. Avusturya ise Habsburg kralının yönetimine girmeyi kabul ediyor.

Screenshot_26.jpg

Hindistan’ın Birleşik Krallık’tan hızla ayrılması Müslüman nüfus sorununu şiddetlendiriyor. Temsil edilmediklerinden şikayet eden Pakistan ve Bangladeş’teki Müslümanlar özgürlüklerini savunmak için silahlanmaya başlıyor. Gözlemciler savaşın uzun ve kanlı geçeceğini düşünüyor.

Screenshot_29.jpg

Bu noktada İspanya’daki iç savaş baya önemsiz bir hal almış durumda. Alf Landon ise basitçe “Önce Amerika” dediği politikaya olan sıkı bağlılığı ile dünyayı şaşırtıyor.

Screenshot_31.jpg

Hindenburg zeplini ile ilgili küçük bir sorun büyük gazetelerde pek yer almıyor ama söylenildiğine göre Alman prensesi Victoria Louise bu haberle oldukça yakından ilgilenmiş.

Asya’da Generalissimo Chiang Kai-Shek tüm savaş beylerini kontrolü altına almak için yeni bir taarruz hazırlığında. İmparator Puyi ise Japonya ile olan ilişkisi hakkında görüşmeler yaparak içişlerinde daha büyük güce sahip oluyor.

Avrupa basını Macaristan Kralı Otto’nun Avusturya-Macaristan Kayzeri olarak taç giymesi seremonisine katılmaya hazırlanırken Alman askeri hükümeti monarşiyi geri getirmek istediğini tekrar doğruluyor. Çin merkez hükümeti ise inatçı Guangxi Clique ve Yunnan valisine karşı “Güneyde Asayiş Harekatı” ilan ediyor.

Screenshot_32.jpg

İspanyol iç savaşı Cumhuriyetçi’lerin zaferiyle sonuçlanıyor. Avusturya İmparatoru olarak ilk konuşmasını yapan Otto, hükümetinin eski Bohemya ve Slovakya bölgeleriyle olan ilişkileri geliştireceğini söylerken Alman hükümetini kutluyor ve eski düzenin sağlanması için yardım eli uzatıyor.

Çekoslovakya hükümeti ise durumun gidişatını inceleyerek ve müttefikleri Fransa’nın komünizm sorunları nedeniyle kendilerini gelecekte koruyamayacağını düşündükleri için Otto’yu Bohemya Kralı olarak kabul edip Avusturya-Macaristan’a katılıyor. Komşusunun altında kalmak istemeyen Romanyalı II. Charles ise kraliyet diktatörlüğü kurmak için adımlar atıyor.

Screenshot_34.jpg

Pakistan taarruza geçip cepheyi Delhi’ye kadar taşıyor ve gözlemcileri şaşırtıyor. Mançukuo’da İmparator Puyi sadakatinden şüphelendiği yetkilileri görevden alıyor. Çin’de güneydeki savaşın çıkmaza girdiği görülüyor, Chiang Kai-Shek ilgisini az sayıdaki Komünist Parti destekçilerinden kurtulmaya çeviriyor.

4 Ağustos 1938’de, tahtı bırakmaya zorlandıktan 20 yıl sonra, Kayzer II. Wilhelm Almanya’ya geri dönüyor. Konuşmasında dünyanın monarşilere ihtiyacı olduğunu anladığını söylüyor. Hala Trianon Antlaşması hükümleri altında olan Avusturya-Macaristan ise tekrar silahlanma programını gizlemeden başlatıyor.

Screenshot_35.jpg

Hindistan’daki savaşın gidişatı tekrar değişiyor. Hindistan’ın başlattığı büyük bir taarruz her cephede Pakistan güçlerinin geri çekilmesine neden oluyor.

Hitler hükümetinin Almanya’da devrilmesiyle, faşist İtalya dünya sahnesinde gittikçe yalnız kaldığını hissediyor. Kayzer II. Wilhelm ve uzaktan kuzeni VIII. Edward ile yapılan mektup görüşmeleri ile bu ülkelerin İtalya ile aynı görüşte olduğu doğrulanıyor. Fransa’nın komünizm pençesine düşmesi gittikçe daha olası bir hal alırken Almanya kıtadaki komünistlerle uğraşmadan önce arkasını güvene almak istiyor.

Screenshot_37.jpg

1938’in son günlerinde Hint güçleri Pakistan savunmasını bozguna uğratarak savaşa son veriyor.

1939’un başında Avrupa politikasının inanılmaz bir şekilde değiştiğini görüyoruz. İki kral 1918’de kaybettikleri tahtları tekrar ele geçirdiler. Bir kral da ülkesinde yüzyıllardır görülmeyen bir güç seviyesine ulaştı. Uzakdoğu’da İmparator Puyi sabırla zamanın gelmesini bekliyor. Japonya’nın eninde sonunda Sovyetler Birliği’ne saldıracağını biliyor ve bu gerçekleştiğinde harekete geçmeye hazırlanıyor. Romanya kralı tekrar gücüne kavuşsa da Macaristan’ı yenmek artık imkansız bir hale gelmiş durumda. Ancak Balkanlar hala güçsüz.

Screenshot_38.jpg

Amerika’da ise muhafazakarlar ve aşırı sağcılar çoğunluğu elde ederek Amerikan politikasında önemli bir değişim yaşattılar. Avrupa’daki savaş sonrası düzen çökerken ve eski krallar geri gelirken, Amerika Avrupa’ya yapabileceği olası bir müdahale için hazırlığa başladı.

Bugünlük bu kadar. Gelecek hafta uzun bir özet günlüğümüz olacak, ondan sonraki hafta ise 1.6 yama notlarını yayınlayıp Man the Guns eklentisini çıkartacağız.

Yazar: Cem Kaya

Yorumla

STRATEGYTURK

Strategyturk'te strateji oyunlarından haberleri, yama notlarını, geliştirici günlüklerini ve daha birçok içeriği Türk strateji oyuncularına Türkçe bir biçimde sunuyoruz. Aynı zamanda yeni çıkan strateji oyunlarının ve eklentilerinin incelemelerini yapıyor, bu oyunlara dair sürekli olarak içerik oluşturuyoruz.

Sosyal medya sayfalarımızı takip ederek strateji oyunlarındaki gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

STRATEGYTURK TWITTER

USGamer'da Henrik Fahraeus ile Crusader Kings III Üzerine #crusaderkings3 https://t.co/4kF1tHNw74 https://t.co/FExXb9CaCg
Stellaris: Federations Duyuruldu #stellaris https://t.co/9WHUetyyft https://t.co/JMjL5u2DaJ

Strategyturk Flickr