Imperator: Rome’da Dinler ve Oyunun Başlangıcında Anadolu

Imperator: Rome geliştirici günlüklerinde bu hafta oyundaki dinlere ve oyunun başlangıcında Anadolu ve Ege coğrafyalarının politik durumuna dair bilgiler veriliyor.

Herkese merhabalar.

Bu hafta sizlere oyundaki din mekaniklerini tanıtacak, Anadolu ve Ege coğrafyalarının oyunun başlangıcındaki politik durumundan bahsedeceğiz.

Din

Antik Çağda din reformasyon dönemini kapsayan Europa Universalis serisi veya haçlılara yoğunlaşan Crusader Kings serisi gibi diğer oyunlarımıza nazaran biraz daha arkaplanda kalan bir öğe. Ancak bu oyunda dinin bir öneminin olmadığı anlamına gelmiyor. Oyunun döneminde çok sayıda farklı panteon ve Fortuna Kültü, Serapis Kültü gibi farklı öne çıkan özelliklere sahip farklı inanışlar bulunuyor. Imperator’da her ülke, karakter ve nüfus oyundaki 22 dinden birine mensup olacak. Bu dinler bazı eventleri beraberinde getirmekle birlikte, bazı şartlar altında oynanışa da direkt olarak etki edecekler:

  • En önemli etken ülkenizden farklı bir dinde olan nüfusların hükümdarlığınız altında daha az mutlu ve daha az üretken olacağı.
  • Farklı dindeki karakterlerin maksimum sadakat seviyesi daha düşük.
  • Kendi dininden bir vali tarafından yönetilen nüfuslar daha mutlu ve daha üretken olurken, farklı dinden bir vali tarafından yönetilen nüfuslar daha mutsuz ve isyana daha meyilli.
  • Din ülkeler arasındaki ilişkileri etkilemiyor, ancak farklı dindeki ülkelerin tekliflerinizi kabul etme olasılığı daha düşük.
  • Farklı dindeki karakterlerin Cumhuriyetlerde belli konumlara gelme şansı daha az.

tyche.jpg
Tüm bunlara ek olarak dini puan harcayarak Omen elde edebiliyor, Tanrılara kurban verebiliyor ve istikrarınızı yükseltebiliyorsunuz. Devotio karşılığında savaş yorgunluğunuzu azaltabiliyorsunuz.

Her ülkenin şimdilik taban maliyeti 200 olmak üzere din puanı karşılığında elde edebileceği bazı Omen bonusları var, bu Omen bonuslarının geçerlilik süresi ve etkinliği idealar, belli makamlara gelmiş karakterler, eventler, yasalar ve benzeri unsurlarla değiştirilebilir. Europa Universalis: Rome’dan farklı olarak Omen’ler başarısız olup size negatif bir etken veremiyor.

Omenlerin isimleri ve tanımları kültürünüze ve dininize göre değişiklik gösteriyor. Örneğin Helen dininde Yunan bir ülke Ares, Athena veya Tyche’nin desteğini arkasına almaya yönelik bazı Omen’lere sahipken, Roma’da Mars, Minerva veya Fortuna gibi isimlere rastlayacaksınız. Bu isim değişiklikleri eventlerde de geçerli olacak.
religions.jpg
Nüfusların dini devletin din puanını harcamak suretiyle direkt müdahalesiyle veya valilik politikası olarak din dönüşümünün seçilmesiyle değiştirilebilir. Karakterlerin dini çok değişken değil, ancak bazı eventler aracılığıyla – özellikle farklı dindeki bir devlette yükselme peşinde olan hırslı bir karakterden bahsediyorsak – değişebilir. Bunların yanı sıra karakterlerin dinlerini değiştirmelerini talep edebilirsiniz ama bu talebinizi pek hoşgörüyle karşılamama olasılıkları var.

Hindistan’da Budizm hala genç ve yayılmaya devam ediyor, bu da karakterlerin ve nüfusların çeşitli eventler aracılığıyla bu dine geçeceği anlamına geliyor.

Oyundaki mevcut dinler şu şekilde:

  • Hellenic: Yunan topraklarından yayılan bu din Olimpos tanrılarının etrafında şekilleniyor. İsimler, alanlar ve tanrılar arası hiyerarşiler bölgeden bölgeye değişiklik gösterse de dinin ana figürü Roma’da Jupiter ismiyle bilinen Zeus.
  • Kemetic: Yerli Mısır halkının dini binlerce yıllık bir geçmişe sahip, çok tanrılı olan bu din’in Ra, Atum, Sekhmet gibi bazı figürleri var.
  • Canaanite: Bu dinde ana tanrı Baal olsa da çok sayıda daha alt kademe tanrı mevcut. Bu tanrılar için inşa edilmiş sunaklar genellikle dağlarda veya tepelik bölgelerde yer alır. Oyunun başlangıcında bu din Fenike ve Fenike kolonilerinde yer almaktadır (mesela Kartaca)
  • Zalmoxian: Zalmoxis bir peygamber mi yoksa tanrı mı bilemiyoruz, Daçyalılar ve Getaeliler Zalmoxis’e tapıyor.
  • Druidic: Druidler Keltlerin sosyal sınıflarından birisi, kanun koyucu rolünde olan bu kişiler yerel din geleneklerini de dikte ediyorlardı. Oyunun başlangıcında İberya’da, Galya ve Britanya’da bu dini görmek mümkün.
  • Iberic: Hibrit bir çok tanrılı din olan Iberic dini hayvan ruhları ve atalara tapma etrafında şekilleniyor. İberyalılar tarafından bu şekilde tapılan çok sayıda Helen ve Fenike tanrısı olmasının yanı sıra, Betatun ve Ataecina gibi bazı yerel figürler de mevcut.
  • Jewish: Çağın diğer dinlerinden farklı olarak Musevilikte tek bir tanrı var, bir seri peygamber ve öğretmen figürüne ve Tevrat isminde bir kutsal kitaba sahipler.
  • Zoroastrian: Peygamber Zoroaster önderliğinde yaratıcı Tanrı Ahuramazda etrafında şekillenen tek tanrılı bir din. Erken dönem Indo-Iranian çok tanrıcılığından evrilmiş, Daena ismini verdikleri ve “iyi ve doğruyu” öğütleyen bir “sonsuz yasa”ya önem veriliyor.
  • Matrist: Baltık kabilelerine ve inanışlarına dair pek bir bilgiye sahip değiliz ancak Baltık kıyısında bir tür “anne tanrıçaya” tapıldığına dair bilgiler mevcut.
  • North African: Geleneksel Mısır inanışları, yıldızları tanrılaştırma ve atalara tapma etrafında şekillenen bu dinin birçok kalıntısı halen mevcut.
  • Tuistic: Günümüz İskandinavya’sından göçmüş Cermen kabileleri tarafından tapılan Tanrı olan Tius, Teiws veya Tuisto etrafında şekillenen bir din. Birçok kayıt Cermenlerin animist bir dine sahip olduğunu öne sürüyor, her canlının yaşam gücü, doğa ve gök gibi temaları var.
  • Arabic: Arabistan’daki bu din bir seri tanrılar, dini konseptler ve şeytanlar etrafında şekilleniyor. Bölgedeki bazı yerel noktalarda ve anklavlarda yaygın olan bu inanışta yaratıcı Tanrı Allah panteon’un ana figürü.
  • Ritualist: Çeşitli yerel dinleri kapsayan bu inanış atalara tapma, animizm ve tanrılara çeşitli öğeler sunma etrafında şekilleniyor.
  • Buddhist: Kuzey Hindistan’da yayılmaya başlayan bu yeni din Siddhartha Gautama’nın veya bir diğer adıyla Buddha’nın hayatı etrafında şekilleniyor. Buddha “Orta Yol” adını verdiği bir öğretiye sahipti.
  • Hindu: Hinduizm Vedic dönemi esnasında yayıldı, Upanishadların önemli bir figür olduğu bu din erken antik çağ boyunca Hindistan’da popülerliğini korudu.
  • Bön: Bön dini Tibet platosunda yer alan bir din, atalara tapma ve animizm gibi çeşitli konseptler etrafında şekillenen çok tanrılı bir inanış.
  • Heptadic: İskit topraklarında yayılmaya başlayan bu dinde 7 ana tanrı bulunuyor, bu 7 tanrı genellikle Yunan panteonundaki 7 tanrıyla ilişkilendiriliyor. İskitlerin daha erken dönem çok tanrılı inançlarının etkisi görülmekle birlikte, at kurban etmek gibi bazı gelenekleri mevcut.
  • Cybelene: Tarih öncesi anne-tanrıça inancıyla bağlantılı Frig kültü. Binlerce yıl boyunca geçirdiği değişimle birlikte Cybele kültü mitolojik figürler ve kahramanlarla kendisine has bir geleneğe sahip.
  • Khaldic: Khaldic inancı Urartian kültüründe hakim din. Özünde çok tanrılı bir din olan bu dinin Khaldi isminde bir ana Tanrı figürü var, bu tanrı “savaşçılık” özelliklerine sahip.
  • Armazic: Anadolu dinleriyle olası bir bağlantıya sahip bu din Kafkasya-İberya bölgesinde hakim, bu dinin ana Tanrı figürü Armaz.
  • Chaldean: Chaldean panteon’unun tarihi binlerce yıl geriye dayanıyor. Anu, Enki ve Nanna gibi bazı tanrılara sahipler ve bölgesel olarak farklı tanrılar için farklı tapınaklar mevcut.

450 AUC – MÖ 304 Senesinde Anadolu

anatolia.jpg

Ege ve İyonya Kıyısı

aegean.jpg
Milattan önce 304 senesinde Anadolu’nun önemli bir kısmı eski Frigya Satrapı olan Antigonus’un kontrolünde. Ege kıyısında yüzyıllar önce Yunanlar tarafından kurulan çok sayıda zengin şehir mevcut. Antigonus’un bu şehirlere karşı olan politikası cömertlik ve otonomi üzerineydi. Bu şehirlerde garnizon orduları bulunmuyordu, bunun yerine Pers ve İskender dönemlerindeki birlikleri andıran şehir birlikleri buluyordu.

Antigonidlerin asıl rakipleri Cassander ve Ptolemy, bu ikiliden Ptolemy Ege’deki adalarla iyi ilişkilere sahipti, ancak Salamis muharebesinde Ptolemy’nin donanmasının ortadan kaldırılması Rodos ve Kos adaları hariç olmak üzere birçok Ege adasında Antigonid hakimiyetinin oluşmasıyla sonuçlandı.

Anadolu aynı zamanda Pers Kraliyet Yolunun başlangıç noktası, bu yol Suriye, Mezopotamya ve daha ilerideki coğrafyaları birbirine bağlama görevi görüyor.

Başlangıç Ülkeleri

aegeanpolitical.jpg

  • Aeolia: Aeolia Birliğindeki şehirleri temsil eden ülke. Bu birlik yüzyıllar boyunca tarih sahnesine çıkıp silinmiş olsa da, mevcut versiyon Antigonus’un özgür Yunan şehirlerinin haklarını koruma sevdası üzerine kurulmuş bir birlik, oyuna Frigya’nın vassalı olarak başlıyor.
  • Ionia: Ionia Birliğindeki şehirleri temsil eden ülke. Tıpkı Aoelia gibi bu birlik de bu şehirlerin Antigonid’in hakimiyetine geçmesi sonrasında tekrardan kuruldu. Antigonid askeri Hipparchos tarafından yönetiliyorlar, oyuna Frigya’nın vassalı olarak başlıyorlar.
  • Miletos: Anadolu kıyısında yer alan bu cumhuriyet zamanında büyük bir şehir, hatta kıyı boyunca göç ederek Karadeniz’e kadar yerleşen birçok kolonistin ana şehriydi. Miletos Antigonus tarafından özgürleştirildi, oyunun başında da bağımsız.
  • Kos: Belki de en önemli noktası Akdeniz’de ipek üreten nadir yerlerden olmak olan bir ada cumhuriyeti. Kos Mısır’daki Ptolemy ile müttefik, ancak Salamis muharebesi sonrasında yalnız kalmış durumdalar. Milattan önce 304 senesinde Kos Ege’nin kültür merkezlerinden birisi, Proxagoras gibi doktorlar, Berosus, Philitas ve Herodas gibi şairlere ev sahipliği yapıyor. Kos Mısır’ın vassalı.
  • Nesiotic League: Aynı şekilde Antigonidler tarafından oluşturulmuş bir Yunan birliği. Bu birliğin adaları tüm Akdeniz için nadir sayılabilecek bazı kaynakların üretimini yapıyor: cam, ipek, mermer, değerli metaller ve daha birçok şey. Bu birliğin başkenti kutsal şehir Delos.
  • Halikarnassos: Ptolemy bu bölgeyi zorla ele geçirmeye çalışmış olsa da Demetrius Poliorcetes sayesinde Halikarnassos hala ayakta. Halikarnassos oyuna Frigya’nın vassalı olarak başlıyor.
  • Andros: Euboea ve Nesiotic League arasında kalan bu küçük ada Mısır’ın vassalı.
  • Knidos: Caria kıyısında yer alan bu küçük şehir devleti tarihte tıp okuluyla tanınacak olsa da kültür ve bilim merkezi olarak Kos’un gölgesinde denebilir. Kendileri Frigya’nın vassalı.
  • Rhodes: Atölyeleri, tersaneleri ve Akdeniz’in en güçlü savunmalarından biriyle tanınan ada devleti. Kos gibi Rodos da Ptolemy ile dost, ancak Salamis muharebesi sonrasında bölgede yalnız kalmış durumdalar. Rodos Antigonus’un oğlu Demetrius tarafından yapılan bir kuşatmayı atlatmayı başardı, sahip olduğu kaynak ve teknoloji üstünlüğüne rağmen Demetrius şehri almayı başaramadı ve bu başarısızlığı ona “Poliorcetes” (Kuşatmacı) lakabının takılmasına sebep oldu. Rodos bölgenin üretim ve denizcilik merkezlerinden birisi. Rodos Demetrius tarafından geride bırakılan kuşatma silahlarını toplayıp bu silahları eriterek sonraları dünyanın harikalarından biri olarak sayılacak Colossus’u inşa etti. Rodos oyuna bağımsız olarak başlıyor ve decision aracılığıyla Colossus inşa edebiliyor.

colosus.jpg

Batı Anadolu: Boğaz, Frigya ve Paflagonya

helespontine.jpg
Orta Anadolu İskender’in mirasçıları arasında savaşlar sonrasında tam olarak Antigonidlerin hükümdarlığına bağlanmış olsa da, Anadolu’nun kuzeybatı kıyısı yüksek otonomiye sahip çok sayıda farklı devlete ev sahipliği yapıyor. Tıpkı Ege ve İyonya kıyısında da geçerli olduğu gibi Antigonidlerin buradaki politikası da Yunan şehirlerinin özgürlüklerini korumaya yönelik, bu kapsamda Astakos, Kios, Calchedon ve Byzantium gibi şehirler tabi ki “Frigya koruması altında” yer alıyorlar. Bu durum Bithynia’daki Zipoeteslerin, Heraclea Pontica’daki Dionysius’un ve hatta Trakya’daki Lysimachos’un bölgeye inmesini bu zamana kadar engellemeyi başardı.

Eğer Antigonidlerin başına bir şey gelirse, bu şehir devletlerini zorlu günler bekliyor demektir.

Başlangıç Ülkeleri

helespontinepolitical.jpg

  • Phyrgia: Antigonus Monophthalmus (tek gözlü) ve Demetrius Poliorketes (kuşatmacı) ikilisinin yönetiminde olan Frigya oyunun başlangıç tarihinde İskender’in mirasçıları arasındaki en başarılı devlet. Antigonus yaşlanmış da olsa bu zamana kadar diğer mirasçı devletlerin ordularını yenmeyi başardı. Milattan önce 304 senesinde İskender’in İmparatorluğundan geriye kalan neredeyse herkes Antigonid’e bir şekilde düşman, ancak her şeye rağmen Antigonidler Akdeniz’in etrafındaki Yunan şehir devletlerinin en iyi ilişkilere sahip olduğu devlet. Düşmanlarından farklı olarak Antigonus bu şehir devletlerinin otonomilerine saygı gösteriyor ve onları koruması altına alıyor. Bu politika Antogonidlerin Yunanistan’daki orduları için çeşitli avantajlar sağlamış durumda. Oyunun başında Antigonidlerin Ege ve Anadolu çevresinde çok sayıda vassal devleti mevcut, ancak Makedonya, Trakya, Mısır ve Selevkoslar tarafından nefret ediliyorlar.
  • Bithynia: Karadeniz kıyısında küçük bir Krallık, yerel bir hanedan olan Zipoetes tarafından yönetiliyorlar. İskender’in ölümü sonrası bağımsızlığını elde eden bu ülke kendisini Trakya’daki Lysimachos ve Frigya’daki Antigonus’a karşı korumayı başardı. Milattan önce 304 senesinde Bithynia etrafındaki Calchedon ve Astakos gibi şehirleri ele geçirmeye çalışsa da, etraftaki büyük devletler buna müsaade etmediler. Eğer bu devletler aralarında savaşlara girişirse belki Zipoetesler tekrar deneme fırsatı bulabilir.
  • Heraclea Pontica: Karadeniz kıyısında yer alan bu küçük krallık tiran Dionysius’un karısı Amastris tarafından yönetiliyor, Amastris daha önceleri Craterus’un karısıydı ve Pers İmparatoru 3. Darius’un yeğeni. Heraclea etrafında çok sayıda düşman olan küçük bir krallık. İskender’in diğer mirasçıları gibi Amastris de kendi isminde bir şehir kurdu ve diğer şehirlerdeki nüfusu buraya topladı. Heraclea Pontica’nın oyunun başlangıcında bir dostu yok.
  • Paphlagonia: Kuzeybatı Anadoluda yer alan bu krallık Diadochiler arasındaki savaşlar sonrasında oluşan güç boşluğunu temsil ediyor. Oyunun başlangıcında dostları yok.
  • Kios: Boğaza yakın bir krallık, Pontus’taki Pers satraplarının soyundan gelen hükümdarları Mithridates ile tanınıyorlar. Kios Antigonidlerin vassalı olsalar da, Mithridates ve Antigonus’un birbirlerine güvenmedikleri bilinir. Buna rağmen bu ikilinin çocukları arkadaş olmuşsa da, tarihte Antigonus Kios’a müdahale edip Mithridates’i öldürmüş, aynı ismindeki oğlu kaçarak Pontus’ta yeni bir krallık kurmuştur. Kios oyuna Frigya’nın vassalı olarak başlıyor.
  • Kyzikos: Marmara kıyısında yer alan küçük bir plütokratik cumhuriyet. Oyuna Frigya’nın vassalı olarak başlıyor.
  • Byzantion: Boğazda küçük bir şehir, konumu Karadeniz’e geçişi kontrol edebilmesini sağlıyor. Byzantion sürekli olarak Trakya’nın tehditi altında, ancak bu zamana kadar bağımsızlığını korumayı başardı.
  • Calchedon: Boğazın doğusunda yer alan çok eski ve etkili bir cumhuriyet. Şehrin kurucularının boğazın karşı yakasındaki Byzantion’un kurulduğu yeri farketmemiş olması sebebiyle “Körler Şehri” olarak bilindikleri öne sürülür. Calchedon sürekli yanıbaşlarındaki Bithynia Krallığının tehditi altındadır ve birkaç kere Antigonidler tarafından kurtarılmışlardır. Oyunun başlangıcında Calchedonlar bağımsız.

Kapadokya, Pontus, Karadeniz Kıyısı

pontus.jpg
Bu coğrafya İskender’in mirasçıları arasında yaşanan birçok savaşa ev sahipliği yaptı. Bu on yıllar boyunca süren savaşlar bölgede Pontus ve Ermenistan gibi yerlerin İskender’in mirasçılarının etki alanından çıkmasıyla sonuçlandı. Kapadokya tarihsel olarak büyük oranda otonom olsa da, şu anda Antigonid Satrapı Amyntas’ın kontrolünde bulunuyor.

Başlangıç Ülkeleri

pontuspolitical.jpg

  • Pontus: Kuzey Pontus’taki yerel hanedanları temsil eden bir krallık. Tıpkı Paphlagonia gibi Pontus İskender’in mirasçıları arasındaki savaşlara sahnelik etmiş bir yer değil, tarihte eski Pers Satrapları – şimdilerse ise Kios Kralları bölgeye dönüp oyunun başlangıç tarihinden bir süre sonra yeni bir Pontus Krallığı kurdu.
  • Cappadocia: Satrap Amyntas hükümdarlığında bir vassal devleti, hükümdarları Makedonyalı olsa da Kapadokya’da Yunan nüfus olduğunu söylemek güç. Bölgenin eski Pers Satrapları Ermeni saraylarında yaşamaya devam ediyor ve Amyntas’ı devirip yönettikleri bölgelere geri dönmek istiyorlar. Kapadokya oyuna Frigya’nın vassalı olarak başlıyor.
  • Trapezous: Karadeniz kıyısında bir oligarşik cumhuriyet. Etrafı Colchis ve Pontus tarafından sarılmış olan bu ülke Yunan tüccarlar için önemli bir liman.
  • Sinope: Paflagonyalı tiran Scydrothemis tarafından yönetilen Greko-Pontik bir şehir devleti. Paflagonya ile Pontus sınırı arasında yer alıyorlar ve Byzantion ile iyi ticaret ilişkilerine sahipler. En eski Yunan kolonilerinden olan bu şehir, Pontik kıyısında yeni şehirler kurmuş birçok kolonistin memleketi olma özelliğine sahip. Sinope oyuna bağımsız bir despotik krallık olarak başlıyor.
  • Amisos: Pontik kıyısında yer alan bağımsız Yunan plütokratik cumhuriyeti, Sinope kadar zengin veya nüfuz sahibi değiller ancak ticari anlamda onlar kadar önemli bir ticaret limanı oldukları söylenebilir. Oyunun başlangıcında tarafsız.
  • Kerausous: Pontik kıyısında yer alan küçük şehir devleti, Sinope’dan gelen kolonistler tarafından kuruldu, Sinope’un vassalı.
  • Kotyora: Pontik kıyısında yer alan küçük bir şehir devleti, Sinope’dan gelen kolonistler tarafından kuruldu, Sinope’un vassalı.

Yazar: Ali Alper Duman

Yayın Direktörü @ Strategyturk

Yorumla

STRATEGYTURK

Strategyturk'te strateji oyunlarından haberleri, yama notlarını, geliştirici günlüklerini ve daha birçok içeriği Türk strateji oyuncularına Türkçe bir biçimde sunuyoruz. Aynı zamanda yeni çıkan strateji oyunlarının ve eklentilerinin incelemelerini yapıyor, bu oyunlara dair sürekli olarak içerik oluşturuyoruz.

Sosyal medya sayfalarımızı takip ederek strateji oyunlarındaki gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

STRATEGYTURK TWITTER

Imperator: Rome'da Savaş Mekanikleri #imperator #rome https://t.co/aQ5a9sgK23
Stratejist #3: Strateji Dünyasında Geçtiğimiz Hafta #stratejist https://t.co/imd23QIRd8

Strategyturk Flickr